11 Nisan 2008 Cuma

Rafet El Roman Biyografisi





25 Ağustos 1968 Edirne doğumlu Rafet El Roman, 1970 yılında ailesi Almanyaya işçi olarak gittiğinde 7 yaşına kadar Uzunköprü Ömerbey köyünde anneannesi ile birlikte yaşadı. 1.sınıfı köyde okuduktan sonra Almanyaya ailesinin yanına gitti. Öğrenimini Almanyada tamamladı.

16 yaşında ilk söz ve bestelerini yazmaya başladı. 17 yaşında Midnight Entertaintment film şirketine figuran olarak başvurmasıyla sinema hayatının ilk adımını atmış oldu. Hayatının en büyük iki tutkusunun müzik ve sinema olduğunu anlayan Rafet El Roman, bu yıllarda tüm kazancını, yine bu iki sanat alanında yaptığı yatırımlara endeksler.

1987de ilk uzun metrajlı filmi Defenderda başrolü oynadı. Bu film, Rafet El Romanın senaristlik ve yönetmenlik alanında da ilk deneyimlerini yaşadığı filmdi.

1988de ilk sahne çalışmalarına başladı. 1992 yılında Saarlaendischer Rundfunk Radio Kurumu tarafından Almanyada Yılın En İyi Yeteneği seçildi. 1994 yılında Frankfurt Kültür Festivalinde Media Artist Avard - Medya Sanat Ödülü aldı. 1995de Türkiyeye gelerek ilk solo albümünü çıkardı. Gençliğin Gözyaşları adlı albüm bir milyonu aşan satış rakamlarına ulaştı.

1997 yılında EN GÜZEL GÜNLER SENİN OLSUN adıyla ikinci albümünü çıkardı. 1998de Avrupada ilk solo albümü piyasaya çıktı. 1998 yılında Propaganda filmi ile Kemal Sunal, Metin Akpınar gibi Türk sinema tarihinin dev isimleriyle birlikte başrol oynadı.

1999da HAYAT HÜZÜNLÜ adlı üçüncü albümüyle yine büyük bir başarı yakaladı.

2000 yılında Rafet El Roman, Mehmet Ali Erbil ile Euro 2000 şampiyonası için milli takıma yazdığı BIR GOL DAHA şarkısını seslendirdi. 2000 yılında DAR ALANDA KISA PASLAŞMALAR adlı sinema filminde Müjde Arla birlikte başrol oynadı.

2001 yılında Aşkın Nur Yengi ile, söz ve müziği Rafet El Romana ait olan PEŞİNDEYİM adlı şarkıda düet yaptı.

2001 yılında HANIMELİ adlı 4. albümünü çıkardı.

2002 yılında, 5. albümü 5 NR AŞK adlı albümünü hayranlarının beğenisine sundu.

2004 yılının yaz aylarında, SÜRGÜN adlı 6. albümünü yaptı ve bu albumle çok büyük bir satış grafiği yakaladı, bir çok hit şarkısıyla 2004 yılının en beğenilen albümlerinden biri oldu Sürgün.

2005 yılında, KALBİMİN SULTANI adlı 7.albümünü, 10.Sanat Yılı Şerefine müzik severlerin beğenisine sundu, album ilk çıktığı hafta büyük bir satış grafiği yakalayarak, listelerin bir numarası oldu.

Rafet El Roman, 2000 yılında kurduğu RER Müzik adlı müzik yapım şirketiyle, müzik piyasasına yeni isimler kazandırmayı amaçlıyor. Ayrıca, hayatı sinema ve müzik üzerine kurulan Rafet El Romanın en büyük hedefi, senaristliği ve yönetmenliğini yapacağı film projesini hayata geçirmek.

Diskografi
1995 Gencliğin Gözyaşı
1997 En Güzel Günler Senin Olsun
1998 America
1999 Hayat Hüzünlü
2001 Hanım Eli
2002 Aşk Nr. 5
2004 Sürgün
2005 Kalbimin Sultanı

PENTAGRAM>biyografi


1986 yılında gitarda Hakan Utangaç, davulda Cenk Ünnü tarafından kurulan, Tarkan Gözübüyük ve Ogün Sanlısoy’un da katılımıyla güçlenen grup, kendisiyle aynı adı taşıyan "Pentagram" isimli albümünü 1990 yılında yayınladı. Bu çalışmayı unutulmaz yapan parçalar kuşkusuz "Rottendogs" ve "Powerstage" idi. 1992 yılında "Trail Blazer" albümünün çıkmasıyla gruba dahil olan Metin Türkcan dört yıl sonra ayrılmak durumunda kaldı.

"Trail Blazer" aynı zamanda Avrupa’da da piyasaya çıktı. "Trail Blaizer", "Time bomb" ve "The Planet" bu albümün şarkıları arasında. Bundan sonra yurtiçinde ve yurtdışında yoğun bir konser programı başlatan grup, 1995’te eleman değişikliği yaşadı.

Ogün’ün yerine Murat geldi. O gelince Hakan gitarist oldu ve Murat İlkan vokali aldı. Daha önce Nuclear Blast şirketi ile anlaşması olan grup Raks ile masaya oturdu ve 97’de üçüncü albümleri olan "Anatolia"’yı çıkardılar. Anatolia’da bulunanbazı parçalar, dünyanın ikinci büyük stüdyosu olan "301 Sydney"de kaydedildi.

Pentagram hayranları için bu çalışma şaşırtıcıydı. Hissedilir bir tarz değişikliği yaşayan topluluk, oldukça sert olan müziklerini geride bırakıp rock dinleyicilerinin de hoşlanacağı bir türe dönmüştü. Özenle hazırlanan ve Sertab Erener, İlhan Barutçu, İskender Paydaş, Ahmet Koç, Cengiz Ercümer, Ercan Irmak gibi önemli isimlerin katkılarıyla güçlenen çalışma, grubun bazı hayranları için hayal kırıklığı yaratmış gibi görünse de bir röportajlarında tarz değişikliğinin nedenini oldukça geçerli bir şekilde anlatmışlardı;

"Yaptığımız her albümde, o dönemdeki duygu ve düşüncelerimizi içtenlikle ifade ediyoruz. Pentagram’ın zaman içinde oluşan belli bir müzikal kişiliği var. Bu kişiliğin her albümde geliştiğini ve boyutlandığını düşünüyoruz fakat albümlerin Türkiye’de veya İngiltere’de yayınlanacak olması tarzımızı etkilemiyor."

Türkiye’de ve yurt dışında büyük ilgi gören Pentagram’ın sonraki çalışması; 5 Temmuz 1997’de Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen görkemli konserin kayıtlarından oluşan Tempo Müzik etiketli, 1998 çıkışlı "Popçular Dışarı" adlı albüm oldu. Cd, kaset ve vhs video olmak üzere üç ortamda yayınlanmasının yanısıra özenle tasarlanan ve sınırlı sayıda üretilen bir de koleksiyon seti piyasaya çıkarıldı. Sette cd ve kasetin yanında t-shirt, kolye, kartpostal, poster gibi ürünler de grubun hayranlarına sunuldu.

2001 yılının Aralık ayında beklenen albüm "Unspoken" çıktı. Grubun yurtdışı çalışmaları için belirlediği "Mezarkabul" ismiyle yayınlanan bu albüm yine tarz bir değişikliğiyle müzikseverlerin karşısındaydı. Anatolia’ya oranla daha sert gitar tonlarının hakim olduğu, mistik bir havanın estiği, önceki çalışmalara oranla daha düzenli, profesyonel ve özgün görünen çalışma, tümüyle İngilizce sözlü parçalardan oluşuyordu. Grup elemanları, yerli ve yabancı sözlü şarkılarla enstrümental parçalardan oluşan yaklaşık yüz dakikalık kayıtlarını parçalara bölerek yayınlamış, yerli parçalarını "Bir", yabancıları ise "Unspoken" albümünde toplamışlardı.

HAKAN UTANGAÇ (GİTAR&VOKAL)
Pentagram, Türk rock ve heavy metal tarzlarının önderi olabilecek sayılı isimlerden biri... Şüphe yok ki gelecekte de adlarından sıkça söz ettirecek, müzikseverlere aynı özen ve kalitede albümler, aynı coşkunun yaşandığı konser etkinlikleri sunacaklar.

1965 yılında İstanbul'da doğdu. Aksaray Oruçgazi ilk ve orta okulunun ardından Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünden mezun oldu. 1986 da Cenk Ünnü ile beraber Pentagram'ı kurdu. Grupla beraber sayısız konser ve 6 albüm çalışmasına imza attı.

TARKAN GÖZÜBÜYÜK (Bas Gitar & Vokal)

1970 yılında Erzurum'da doğdu. İki yaşında Ailesi ile birlikte Bursa'ya taşındı. Özel İ.E. Ana-İlkokulu ve Bursa Anadolu Lisesi'ni bitirdi. Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümde üç yıl, Bilkent Konservatuvarı Jazz Bölümünde dört yıl okudu. Şu anda Anadolu Üniversitesi Halkla ilişkiler bölümü öğrencisi. 1987 yılından beri Pentagram üyesi. Grupla beraber sayısız konser ve 6 albüm çalışması yaptı. 1995 te Özlem Tekin, 1996 da Şebnem Ferah, 1997 de Aşkın Nur Yengi albumlerinde müzik yönetmenliği yaptı.

MURAT İLKAN (Lead Vokal)

1971'de İzmir Karşıyaka'da doğdu. İlkokulu Hakimiyeti Milliye (Ulusal Egemenlik) İlkokulunda, Ortaokulu İzmir Fatih Kolejinde bitirdi. Bu süre içinde İzmir Devlet Konservatuarı Şan Bölümüne devam etti. 1986'da İstanbul'a taşındı. Kadıköy Kenan Evren Lisesi'ni bitirdi... Şefik Şekeroğlu, Adnan Polge, Belkıs Aran ve Ayşegül Sabuncu'dan özel şan dersleri aldı. Klasik Batı Müziği ve Klasik Türk Müziği korolarında yer aldı, konserler verdi. 1987'de SAWDUST grubunu kurdu. Toplulukla konserler verdi. TRT Altın Anten ve Kuşadası Altın Güvercin yarışmalarında dereceler aldı. Cherokee adlı grupla dört yıl çeşitli klüplerde çalıştı. 1995'te Pentagram'a katıldı. 1996'da grubun üçüncü albümü Anatolia'yı ve 2001'de grubun dört, beş ve altıncı albümleri olan Popçular Dışarı (Konser), Unspoken ve Bir adlı albümleri seslendirdi.

METİN TÜRKCAN (Gitar & Vokal)

1971 Karabük'te doğdu. İlk ve orta okulu Karabük'te, orta 3. sınıfı Kadıköy Anadolu'da okudu. İstanbul Üniversitesi Dericilik 2. sınıftan ayrıldı. 86'da Metafor grubunu kurdu.Murat İlkan ve Aykan İlkanla Beraber Cheroke grubunda çalmıştır yani bugünki Pentagram daki beraberlik ogünlere dayanmaktadır Bu gruptan sonra "Disgrace" diye bir grupta yer almıştır ve bu grupla birlikte "Discrazy" isimli bir albüm çıkartmışlardır.. Çok iyi bir rock gitaristidir..
"Pentagram"'ın "Trail Blazer" albümünde çalmıştır ve "Unspoken"'da uzun bi aradan sonra tekrar çalmıştır.. Geçtiğimiz yıl Alt Kemancı'da Pentagram'la birlikte uzun bir dönem sahne almışlardır ve ayrıca çeşitli yerlerde konserler vermişlerdir..

Özlem Tekin'in "herkes şanslı doğmuyor" adlı şarkısınının muhteşem düzenlemesi de Metin Türkcan'a aittir..

1997'den beri Şebnem Ferah'a sahnede eşlik etmektedir..

CENK ÜNNÜ (Davul & Vokal)

1967'de İstanbul'da doğdu. Aksaray Oruçgazi ilk ve ortaokulu ardından Pertevnihal Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Antropoloji bölümünden mezun oldu. 1986'da Hakan Utangaç ile beraber Pentagram'ı kurdu. Grupla beraber sayısız konser ve 6 albüm çalışması yaptı.

Demir Demirkan > Biyografi


Demir Demirkan 12 Agustos 1972 yılında Adana'da doğdu.Üniversite yıllarından önce Ankara ve İzmir'de,daha sonra ise Bilkent Üniversitesi İngiliz dili ve edebiyatı bölümünde öğrenim gördü. Üniversite yıllarında Pentagram gurubuna gitarcı olarak katıldı.

Pentagtam gurubu ile "Trail Blazer" albümünü tamamladıktan sonra Los Angles, CA'ya taşınarak 1992 de Musicians Institute'da eğitime başladı. Paul Hanson, Scott Henderson, Frank Gambale gibi bir çok müzisyenle beraber çalıştı. Mezuniyetinden sonrada Los Angeles'da kalarak pop-jazz, afro,latin ve rock gibi birçok müzik tarzında kayıtlarda bulundu, gitar caldı ve müzik yazdı.

1996'da eve, İstanbul'a döndü. Dönüşünde Pentagram gurubu ile Anatolia albümünün kayıtlarını yaptı, ve Şebnem Ferah'ın "Kadın" albümünün prodüktörlüğünü üstlendi. Aynı yıl Sertab Erener'in "Sertab gibi" albümünün prodüksiyonunu gerçekleştirdi (1997). Prodüktörlük tarafı ağır bastığı için Pentagram gurubundan ayrıldı. 1999 yılında Şebnem Ferah, "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" ve Sertab Erener'in "Sertab" albümünü hazırladı. Ricky Martin ve Sertab Erener'in düet yapığı, prodüktörlüğünü Desmond Child'ın üstlendiği "Private Emotions" adlı şarkının kayıtlarında bulundu, bu versiyon orta dogu ülkelerinde yayınlandı.

1999 yılında Sony müzik Türkiye ile antlaşma imzaladı. İlk solo albümü mayıs 2000 yılında yayımlandı.

İki Tv filminde yardımcı roller aldı. 2000 yılının sonunda Sertab Erener in "Turuncu" albümü için tekrar stüdyoya girdi. 2002 yılının Mart ayında 2. solo albümü "Dünya Benim" i yayımladı.

Demir Demirkan 2002 ekim ayından itibaren Show TV'de yayınlanmaya başlayan 5'i Bir yerde adlı TV Dizisinin başrolünde yeraldı. Jenerik şarkısı ve müziklerini yazan Demirkan, Hayat Sensiz Olmuyor adlı şarkıya da diziden alınan görüntülerinde bulunduğu bir klip de çekti.

2003 yılının Eurovision şarkı yarışmasında Türkiye'ye birincilik getiren "every way that I can" adlı şarkıyı besteledi ve sözlerini yazdı.

2004 yılında artık kendi başınaydı ve 2004 İstanbul albümünü çıkardı. Pek çok konser sonrası albüm yapmıyacağını açıkladı fakat aradan 2 yıl geçtikten sonra 2006 mart ayında"Hayat Nedir" isimli single çıkardı. Geçtiğimiz Haziran ayında ise "Rüzgar" adlı parçasını hitindir.com adresinden sevenleri ile buluşturdu.

Demir Demirkan solo albümlerinin yanısıra prodüktörlük ve şarkı yazarlığı kariyerini de bırakmadı. Sertab Erener için yazdığı şarkılar Avrupa ve Türkiye'de büyük ilgi ile karşılanırken içlerinden bir tanesi "Every Way That I Can" 2003 Eurovision şarkı Yarışmasında birincilik ödülü aldı ve dünya marketlerinde 400.000 adet single satışı yaptı.

2004'de 2004 İstanbul albümleri yayınlandı. Bu albüm Avrupa'da onbir ülkede yayınlandı. Bu albümün tanıtım turnesi için Mike Tramp (Whitelion) ile bir Avrupa turnesi yaptı.

Yaptığı çalışmalar arasında reklam/TV jingle ları, dizi ve film müzikleri de bulunan Demir Demirkan'ın bu alanda yaptığı en önemli çalışması, 2005'de çekilen Gallipoli/Gelibolu savaşı belgeselinin müzikleridir. Etnik sazların Türkiye'de, senfonik orkestranın ve koronun da Prag'da kaydedildiği bu film müziği Türkiye'de ve Avustralya'da Soundtrack CD olarak da yayınlandı. Demir Demirkan bu günlerde Turkiye'de solo kariyerine devam etmektedir.

BariŞ Akarsu Bİografİsİ


29 Haziran 1979 da Zonguldak'ta dünyaya gelir. Annesi Hatice Hanım ve Babası Selahattin Bey'dir.
İlk, orta, lise eğitimini küçük yaşlarda yerleştikleri Amasra'da tamamlar. Lisedeyken yelken sporuna gönül verir ve bu sporu Amasra Yelken Klübü'nde profesyonel olarak yapmaya karar verir.
Müziğe ilgisi küçük yaşlarda başlar. İlkokuldayken elinde blok flüt sokakta dolaştığını söyler. Ama esas müzikle tanışması Amasra'ya gelen müzisyenlerden etkilenerek çalmayı öğrendiği klavye gitar ve mızıkası iledir. Evlerinde Ruhi Su, Cem Karaca sürekli dinlenen sanatçılardır. Barış Akarsu, o dönemlerde dinlemeye başladığı 70'lerin 80'lerin rock, hard rock ve heavy metal grup ve sanatçılarını hala dinlemeye devam eder.
Antalya'da animatörlük ve müzisyenlikten sonra Karadeniz Ereğlisi'ne gelerek burada 4 yıl boyunca çesitli barlarda, yerel televizyon ve radyolarda programlar yapar. Bu dönemde televizyonda gördüğü Akademi Türkiye yarışmasının tanıtım reklamları dikkatini çeker ve bu yarışmaya katılır.
2004 Temmuz'da Akademi Türkiye Yarışması'nı 1. olarak tamamlar. Yarışmadan sonra uzun süredir gelmeyi ve yaşamayı düşündüğü İstanbul'a yerleşir ve müzik çalışmalarına burada devam eder. Akademi Türkiye Yarışması'ndan hemen sonra yurdun dört bir yanında sayısı 100'ü geçen çesitli konserler verir.
14 Ocak 2005'te Seyhan Müzik'ten Sedar Öztop'un prodüktörlüğü ile yaptığı ilk albümü Islak Islak’ı piyasaya çıkarır. Bu albümden aynı yıl içerisinde Islak Islak, Kimdir O ve Amasra parçalarına klip çeker ve bunlar televizyonlarda müzik kanallarında yayınlanır.
17 Ağustos 2006 da Seyhan Müzik etiketli aranjör ve yönetmenliğini Ayhan Onurtaş, Ergin Altınel ve Ercüneyt Özdemir in yaptığı "Düşmeden Bulutlara Koşmak Gerek" isimli ikinci albümü çıkardı. İlk klip parçasını da albümün ilk parçası olan "Vurdum En Dibe Kadar" isimli çıkış parçasına çekti.
Ve Bodrum'da geçirdiği trafik kazası sonucu 6 günlük uzun bekleyişin ardından komadan çıkamayarak arkasında bir çok sevenini yalnız bırakarak 4 Temmuz 2007 gecesi hayatını kaybetti!..

Göksel Biyografisi





Göksel, 1971 yılında İstanbul'da doğdu. İlk ve orta okulu İstanbul'da tamamladı. 1988 yılında Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü kazanan sanatçı, müziğe olan ilgisinin artmasıyla 1991 yılında okuldan ayrılmak zorunda kaldı. 1989 yılında Aroyo Odo Çok Sesli Korosu'nda yer aldı. Müzik çalışmalarına özel solfej ve şan dersleri alarak başladı. İstanbul Üniversitesi öğretim görevlisi Gül Sabar ve İran asıllı müzisyen Evlim Bahçeban'dan özel dersler aldı. Müzikle profesyonel olarak uğraşmaya karar veren Göksel, özel müzik çalışmalarının yanı sıra birçok orkestrada solistlik yaptı.

1995 yılında Sezen Aksu ve Sertap Erener'in çalışmalarında vokalist olarak görev aldı. Ve aynı yıl ünlü müzisyen Onno Tunç'la tanışmasıyla birlikte müzik yaşamını bir albüm ile bütünleştirmeye karar verdi. Ancak Onno Tunç'un talihsiz bir kaza sonucu ölümüyle aramızdan ayrılması Göksel'in albümünün gecikmesine neden oldu. Müzikal deneyimlerine deneyim katarak geçirdiği iki yılın ardından ilk albümünü 1997 yılında çıkardı.

"Yollar" adını taşıyan albümde onsekiz yaşından itibaren yaptığı söz ve bestelerine yer verdi. Müzik direktörlüğünü Sarp Özdemiroğlu ve Kave Bahçeban'ın yaptığı albümde on parça yer aldı. Kendininkiler dışında söz ve müzikleri Sezen Aksu ve Onno Tunç'a ait "Kurşuni Renkler" ve "Yakışıklı" adlı iki şarkıyı yorumladı. Albümün ses getiren ilk parçası farklı gitar tonları, Göksel'in teatral yorumuyla funk tarzı hareketli ritmler içeren "Sabır" oldu. arkı dekorundan senaryosuna kadar deneysel tatlar içeren video klibiyle de müzikseverlerin dikkatini çekti. Albümün ikinci klibi ise sanatçının duru vokaliyle akıllarda yer eden Uzun Uzun Yollar a çekildi ve yönetmenliğini Cansu Akbel yaptı. Göksel, bu albümünde Yavuz Çetin, Levent Altındağ, Erdem Sökmen, Tahsin Ünüvar, Erkin Aslan gibi genç ve yetenekli isimlerin yanında Attila Özdemiroğlu, Erkan Oğur gibi duayenlerle çalıştı.

Zerrin Özer Biyografisi





Zerrin Özer


Türk pop müziğinin dev yorumcularından Zerrin Özer, güçlü, kendine has sesi ve etkili yorumuyla yıllardır adından övgüyle bahsedilen bir şarkıcı oldu.

Zerrin Özer, 4 Kasım 1962 tarihinde Ankara'da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise eğitimini bu ilde tamamladı. Kafasında hep müzik vardı. Yaptığı bir çalışmayla TRT'den aldığı ödül onu bu konuda cesaretlendirip, müziğe iyice yoğunlaşmasına sebep oldu. 1978 - 80 yıllarında Türkiye'nin en ünlü orkestrası, İstanbul Gelişim Orkestrası ile caz ve dans müziği yaptı.

1980'li yılların başında ilk dikkat çeken çalışması 'Gönül' ile Altın Plak ödülünü almaya hak kazandı. Artık kapılar açılmıştı. Hem de Paris'e kadar... 1982 yılında Paris Eyfel Kulesi'nde 'Binbir Gece' adı altında Türkiye'yi tanıtıcı konserler verdi. Sadece bununla da kalmadı, bir yıl sonra Paris'teki Olympia'da bir resital için sahneye çıktı.

1988'de "Bırak Ellerimi" ardından 1989'da 'Dünya Tatlısı' albümünü çıkardı. Biraz ara verip 1991 yılında 'İşte Ben' adlı albümüyle geri döndü. Hem de ödüller ve övgülerle beraber...

90'lar iyi başlasa da çok parlak devam etmedi. Önce başarısız bir evlilik, ardından sağlık problemleri... 1997'ye kadar çıkınca merak edilen ama çok da bekleneni veremeyen birkaç çalışma yaptı.

2000 yılında yeniden toparlanan ve kendini hatırlatmak isteyen sanatçı, "Bir Zerrin Özer Arşivi" adlı toplama bir albüm çıkardı. Albüm onu yeniden gündeme getirmekle kalmadı, çıktığı ayların en çok satan çalışması oldu.

Ata Demirer




Efenimmmmm, 06-07-1972 yılında Bursa’nın çok şirin bi hastanesinde mitoloji kahramanı herkül misali 6 kilo doğmuşum!
Ohaaa! Dediğinizi duyar gibiyim hatta telaşlı haliyle savaş hemşiresini andıran bursamızın hemşiresi baş hekimin odasına dalıp ‘ayyyy doktor beyy 123 nodaki hasta bir şey doğurdu!’ demiş.
6 yaşıma geldiğimde ‘ateşi suzanı firkat,yaktı cismü canımı’ şarkısını ezberden söyleyerek hem annemi hemde tüm ailemi hayrete düşürmüş hatta bununla da kalmayıp sezercik havalarında olayı sürekli tekrarlayarak hepsini ağlatmışım!
Bir aile büyüğümüz adam olacak çocuk bokundan belli olur diyince bizimkiler bokumu tahlile götürmüşler aslında fil yavrusu olduğum bu şekilde anlaşılmış!
İlk okulda hatıralarımı sürekli süsleyen yegane olay müsamerelerin vazgeçilmez adamı olduğumdu, hocalar beni kendi etkinliklerine alabilmek için kapışırlardı o zamanın parası 2,5 Milyon dolara imza attım ya!
Ahhhh az kaldı unutuyordum bir de Banu vardı tabi, Sınıfın en güzeli,ilk aşk; babannesi beni müdüre şikayet etti. Bende kızdım aramadım sonra,cep telefonumu falan değiştirdim
Samimiyetle söylemeliyim ki hayvanlara olan düşkünlüğüm o yıllara dayanır, evde vardı gerçi kardeşim,kuzenlerim falan belki bu yüzden
Orta okul yıllarında dersler kötü ama tenefüs gösterileri 10 numaraydı. Deniz ve balık avlarına tutkumda bu yıllarda belirdi,eski Marmara’yı düşünüyorum da insanlar hızla her şeyi yok ediyorlar matrix yakındır!

Lisede dersler yine berbattı ama son sınıfa gelebildim,bir abimin yardımıyla müzisyenlik yıları başladı,pavyonda bile çalıştım aklınıza gelebilecek her türlü taverna ortamının aranan piyanisti 1991 yılında İstanbul teknik üniversitesi devlet konservatuarı türk müziği bölümünü kazandım ve de İstanbulllll!
92,93 yıllarında İstanbul’da müzisyenlik yapmaya devam ettim.
Yine o yıllarda arkadaşımdan aldığım gazla bar komedyenliği denemelerine başladım,mecburdum nerdeyse tüm dersleri final sınavında yaptığım stand-uplarla geçmeye başladım.
Vitamin gurubunun beyni rahmetli Gökhan Semiz sayesinde ufak tefek komedi işleri yapmaya başladım.
Turkish kovboy sarkısındaki gazel benim sesim,İsmail şarkısının klibinde oynadım ve de onun sayesinde ataköyfm’de komedi şovu yaptım (kendi çapımda tabi ama New York Times bile röportaja geldi)

Tiyatro severlerin yakından tanıdığı e.s.e.k tiyatro gurubunun kurucusu Uğur Uludağ arkadaşım bana regeta barlar sokağında bir komedyenlik işi ayarladı ve ilk profesyonel (para) iş orada başladı.
95 yılında Assos’ta hem komedi hem müzik sitilinde bir barda çalıştım,müşterilerden biri (tiyatrocuymuş) benden etkilendiğini söyledi ve beni aynı yıl Dormen Tiyatrosu’nun ‘Komik Para’ adlı oyununa transfer ediverdi!
Aynı yıl “Ege Kumpanya” isminde bir gösteri orkestrası kurdum ve bir yandan tiyatro bir yandan müzik kafama göre takıldım.
Ve bomba ‘Uğur Yücel’in bir röportajını okuyordum usta ‘genç komedyen adayları arıyorum’ diyordu röportajında,bende kapısını çaldım aynı akşam beni kendi seyircisinin önüne atıverdi.
Ertesi sabah zehirlenmiş olarak uyandım ve okulu 3 ay sonra bıraktım,çünkü gerçek aşkımla komedi ile seviştik ve ben onu aldatamazdım ayyyyyy çok dramatik yani şöyle söyliyeyim sıkıldım okulda,komedyen olma hayali yanında çok sönük kalıyordu okul!

96′dan 98′e kadar oynayacak yer aradım,parasız oynamak için bile şans vermediler; bir çok kötü yerde gösteri yaptım baraka rock bar,Ortaköy guletbar (burada ışık zayıf olduğu için kolye satan adamlardan ödünç aldığımız masa üstü ışığı ile gösteri yaptım)
Aynı oyunu banta çekip (sünnetçiler gibi) Leman Kültür’e götürdüm.
98 şubatında bana tanınan şansı iyi kullandım ve leman gösterileri başladı.


2001 yılına kadar mütevazi bir biçimde (sürünerek yani) oyunumu devam ettirdim,bu inat bana ‘Star Televizyonu’ nun kapılarını açtı.
Korsan Tv’nin başarısı sayesinde az çok tanınan bir komedyen oldum.
Bu arada Tek kişilik Dev Kadro oyunu 850 küsür kez sahnelendi oyunun tüm metni,Korsan Tv
karakterlerinin tümü bana aittir.

Vizontele Tuuba,Nerdesin Firuze gibi projelerde ve bazı Tv dizilerinde Konuk oyuncu,
Kısık Ateşte 15 Dakika adlı filmde ise Başrol oyuncusu olarak beyaz perdede sizlere yansıdım.
Bir kaç reklam filminde ve son olarakta 3 sezon boyunca Avrupa Yakası dizisinde Volkan karakteriyle karşınıza çıktım.

Artık atademirerfan.net sayesinde seyircimle sürekli irtibat halinde olabileceğim için mutluyum.
Hepinize sonsuz saygılar ve öpücükler.

Ata Demirer